Kütahya Sadık Atakan'ı unutmadı

Kütahya Sadık Atakan'ı unutmadı


Türkiye’nin ilk çini müzesini kurarak tarihe geçen Avukat Sadık Atakan vefatının 10. yılında anıldı. 

Atakan ailesi tarafından düzenlenen anma programına; Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman, AK Parti Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, Sadık Atakan’ın eşi Nurgül Atakan, kızları Saime Atakan Kasım ile Müge Atakan Demir, ağabeyi Şükrü Atakan, STK Temsilcileri, sanatçılar ve yakınları katıldı. 

Saime Atakan Kasım ile Müge Atakan Demir katılımlarından dolayı konuklarına teşekkür ederek babaları Sadık Atakan’ın çiniye ve Kütahya’ya dair sevgisini ve anılarını paylaştı. 

Programda birer konuşma yapan AK Parti Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, Şükrü Atakan ve Sadık Atakan’ın dostları Adil Özkan ile Hikmet Terzioğlu da Atakan’ın Kütahya’ya kattığı değerleri aktardı. 

Programa katılmaktan ve Atakan ailesiyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman, Sadık Atakan’a rahmet diledi. 

“SADIK ATAKAN’IN MİRASÇILARIYIZ”

Atakan’ın çini koleksiyonunun çok özel parçalarını Kütahya Valiliğine bağışlandığını hatırlatan ve “Sadık Atakan’ın mirasçılarıyız” diyen Vali Toraman, o eserlerin yeni yapılan Valilik binasında oluşturulacak alanda sergileneceğini kaydetti. 

“DOĞDUĞU ŞEHRİ ANLAMIŞ BİR KOLEKSİYONER”

Anadolu’nun kadim ve köklü şehirlerinden biri olan Kütahya’nın kültür ve medeniyet şehri olmasını sağlayan etkenin şehrin insanları olduğunu ifade ede Vali Toraman, “Doğduğumuz şehir kaderimizdir aslında ama doğduktan sonra o şehirde yoğruluruz. Çoğumuz bunu fark etmeyiz, çoğumuzun gözü hep başka şehirlerde olur. Doğduğu şehirle bütünleşmiş, bunun farkında olan insanlar da vardır. Sadık Atakan da bu isimlerden biri. O Kütahya’da doğmakla kalmamış, bu şehri anlamış, kendini şehirle özdeşleştirmiş, şehrin onu biçimlendirmesini kabul etmiş ve şehre karşı da bu hislerini ortaya koymaya çalışmış. Profesyonel geçim gailesi farklı olsa da çini sanatına ilgili olmuş. Böyle insanlar şehirlerde sınırlı sayıdalar ve çok kritik rolleri var. Birisi türkülere merak salmış türkülerini derlemiş, kimisi folkloru, kimisi yemekleri merak etmiş ve derlemiş. Çok büyük hizmet alanları bunlar” dedi.

“HERKES SORUMLU”

Şehrin kültürel, tarihi ve sanatsal değerlerini muhafazada ve geleceğe aktarmada tek görevlinin kamu kuruluşları olmadığını toplumun her ferdinin sorumluluk sahibi olduğuna dikkat çeken Vali Toraman, “Çoğumuz bu yükümlülüğü ihmal ediyoruz. Sadık Atakan ve benzeri simalar bu yükümlülüklerinin farkına varıp yerine getirmiş kişiler. Tarihimizin ve kültürümüzün yaşatılması, gelecek nesillere aktarılmasında köprü görevi görmüşler” diye konuştu. 

“ATAKAN ÇİNİ MÜZESİ İSTİSNAİ VE OLAĞANÜSTÜ BİR ÇALIŞMA”

Atakan’ın koleksiyonerliğinin çini sanatına sağladığı katkıya vurgu yapan ve Atakan Çini Müzesi’nin olağanüstü ve istisnai bir durum olduğunu kaydeden Vali Toraman, “Merhum Sadık Atakan çok zengin bir müze oluşturmuş. Koleksiyoner olmak çok istisnai ve özel bir unvan. Merakla tetikleniyor ama bir şeye sahip çıkmak ve değerini bilerek biriktirmek çok önemli bir şey. Sanatçılar da sanat da himaye bekler, destek görmek ister. Eğer sanatçının yaptığının değerini bilen olursa daha güzel eserler çıkar aksi takdirde sanatsal faaliyeti körelir, üretim durur. Koleksiyonerler bu manada sanatçıları da destekliyor” ifadelerini kullandı.