'Kös Oyunu' için Kültürel Miras çalışmaları başlatıldı

'Kös Oyunu' için Kültürel Miras çalışmaları başlatıldı


İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce, Kütahya il genelinde kültürel mirasın korunması için çalışma yürütülüyor.

Kütahya'nın Geleneksel Strateji ve Zeka Oyunlarından "Kös Oyunu"nun, Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine dahil edilmesine dönük çalışmalara başlatıldı. 

Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden çalışmaların başlatıldığına dair yapılan açıklamada " İlimizde köklü bir geçmişe sahip olan Geleneksel Strateji ve Zeka Oyunlarından "Kös Oyunu" ile ilgili Müdürlüğümüzce gerçekleştirilen çalışma, Müdürlüğümüz koordinasyonunda çeşitli kurum ve kuruluşlarımızdan oluşan İl Tespit Kurulu tarafından kabul edilerek İlimizin Kültürel Miras unsuru olarak teklif edilmesine karar verilmiştir." denildi.

KÖS OYUNU

İlimizin Simav ilçesi, Demirci Beldesi ve komşu köylerinde oynanan, geleneksel Türk zeka ve strateji oyunlarından biri olan “Kös Oyunu”; Sarıkeçeli ve Karakeçeli yörüklerinden günümüze kadar gelen kültürel bir mirastır. Oyun icracıları tarafından aktarılan bilgilere göre; Kıpçak Türkleri tarafından oynandığı gibi Osmanlı saraylarında da oynanan bu oyun, yüzyıllar boyunca sözlü aktarım yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılmış ve günümüze kadar süregelmiştir. “Kös”ün pek çok kelime anlamı bulunmaktadır. Bunlardan biri “savaşlarda, alaylarda; at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul” dur.

Yazılı kurallara dayanmamakla beraber, her yaş grubu tarafından oynanmaktadır. İki kişi tarafından oynanabildiği gibi, iki grubun birlikte oynamasına da imkân sağlayan bir oyundur. Oyunun çıkış noktası da geçimini hayvancılıkla sağlayan Yörüklerin, hayvanlarını otlatırken vakit geçirmek için bu oyunu oynamaları olarak görülmektedir.

Oyunda, 30-40 cm uzunluğunda bir yüzü düz, bir yüzü bombeli hale getirilen, çıkardığı sesten ötürü tercih edilen kestane, fındık gibi ağaçlardan yapılan ve “kös” adı verilen 4 adet tahta parçası kullanılmaktadır. Oyun esnasında tahtanın düz olan tarafı “açık”, bombeli olan tarafı “kapalı” olarak ifade edilir. Oyunda kullanılan bir diğer araç ise; geçmişte çamurdan, günümüzde tahtadan yapılan “er çamuru” ya da “er tahtası” olarak tanımlanan tabladır. Tablanın üzerinde iki sıra sağında, iki sıra solunda,her sırada onar tane olmak üzere toplamda kırk tane “er deliği” olarak ifade edilen delikler bulunmaktadır. Deliklerde tablanın iki kenarına dizilen 10’ar tane, toplamda 20  tane kısa çubuk bulunmaktadır. “Er” olarak ifade edilen bu çubuklarda açık ve koyu renkler tercih edilmektedir.

Oyun, hakem olarak tayin edilen ve “göç yapan” olarak tanımlanan kişinin bir tane “kös”ü yani “kös tahtası” nı havaya atmasıyla başlar. Oyunculardan en yaşlı olana açık (düz) ya da kapalı (bombeli) taraflardan hangisini seçtiği sorulur. Atılan “kös”ün geldiği yönü seçen taraf oyunu başlatır. Oyunu başlayan taraf açık renkli erleri tercih eder. Koyu renkli erler rakibe ait olur. “Erlerin göçmesi” ya da “tüngümesi” olarak ifade edilen hamlelerin gerçekleştirilebilmesi için havaya atılan dört adet kösten üçünün kapalı (bombeli) birinin açık (düz) gelmesi gerekmektedir. Bu olaya “köslemek” ya da “tıslamak” denilmektedir. Kös atan yani tıslayan oyuncu erlerini hareket ettirebilir ve tekrar atış hakkı kazanır. Tekrar yaptığı atışta köslemese bile daha önce köslediği için erlerini hareket ettirme hakkına sahip olur. Her hamlede ilerleyerek rakip takımın evine girmesi gerekir. Erleri yiyip bitiren oyunu kazanmış olur. Kös atan yani tıslayan oyuncu, strateji yaparak, rakibin yapabileceği hamleyi göz önünde bulundurarak erlerini hareket ettirmeme hakkına da sahiptir. Oyunun başından itibaren bir defa bile kösleyemeyen diğer bir ifadeyle tıslayamayan taraf erlerini hareket ettiremez. Erleri hareket ettirebilmesi için oyuncunun en az bir defa köslemesi yani tıslaması gerekir.

Strateji belirleyerek oynanan kös oyununda, kösler atıldığında açık ya da kapalı tarafı belli olmayan köse “zırh” denir. Göç eden yani hakem tarafından zırh olan kös havaya atılır. Kösün açık yada kapalı gelme durumuna göre oyun oynatılır. Rakibinin bütün erlerini yiyen taraf oyunu kazanır. Oyunu kazanan oyunu kaybedene basit cezalar verebilir. Çobanların aralarında oynamasıyla ortaya çıktığı bilinen kös  oyununda; kazanan çoban, kaybeden çobana kendi sürülerini çevirme cezası, sıklıkla uygulanan bir ceza türüdür.

Kös oyununda; havaya atılan dört adet tahta parçaları için “kös” ya da “kös tahtası”, oyuncuların toplandığı oyun alanı için  “er meydanı”, oyunda kullanılan küçük tahta çubuklar için “er”, üzerinde oyun stratejisinin uygulandığı tabla için “er çamuru” ya da “er tahtası”, erlerin konulduğu delikler için “er deliği” terimlerinin kullanılması oyunda bir savaş stratejisinin izlendiğini göstermektedir.

Türk medeniyet ve kültüründe; sosyalleşmeye,  kültürel paylaşımı sağlamaya yardımcı olan geleneksel Türk zekâ ve strateji oyunlarından biri olan “Kös Oyunu”; özellikle uzun kış gecelerinde geçirilen vaktin eğlenceli hale getirilmesinde,toplumsal bağın güçlendirilmesinde, kültürel anlamda geleneğin yaşatılmasında, genç nesillerin kültürümüzü özümsemesinde ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Oyunda Geçen Terimler Sözlüğü:

Kös: Savaşlarda, alaylarda; at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul.

Er: Oyunda yapılan hamlelerle ilerleyen kısa çubuk parçaları.

Göç Yapan:Hakem. Oyuncu adına hamleleri gerçekleştiren kişi yani erleri göçen kimse.

Köslemek (Tıslamak, Tüngümek):Kös çubuklarından üçünün kapalı birinin açık gelmesidir.

Göçmek (Girdi-Çıktı):Erlerin bulunduğu delikten başka deliğe geçmesidir.

Zırh: Kösler atıldığında açık ya da kapalı tarafı belli olmayan köstür.

Açık: Kös tahtalarının havaya atıldığında düz gelme hali.

Kapalı: Kös tahtalarının havaya atıldığında bombeli gelme hali.