Rektör Vural Kavuncu'dan 10 Kasım açıklaması



Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vural Kavuncu ile ilgili 10 Kasım Atatürk’ü Anma törenlerine katılışı bazı basın organlarında haber yapıldı, siyasiler tarafından da eleştiri konusu oldu. Rektör Kavuncu haber ve eleştirilere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle ; 

 

“Öncelikle ve önemle şunu vurgulamak isterim; devleti, vatanı, milleti, bayrağı en üstte bir değer olarak tutan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere devlet büyüklerimize saygı ve sevgimizin sorgulanmasına izin vermemiz mümkün değildir. Nitekim geçtiğimiz 10 Kasım Atatürk’ün Anma Günü törenlerine hem Üniversite olarak hem de kişi bazında daha geniş kapsamda katılım sağlamayı planladık. Bu bağlamda ilimizde düzenlenen resmi törenlere Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Duygu Perçin Renders katılırken Üniversitemizde de personellerimiz tarafından Anma Töreni gerçekleştirildi. Ben de ilimizde faaliyet gösteren Pusula Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Gençlik Spor Kulübü Derneği (PADOK) ile birlikte Emet Eğrigöz Dağı zirvesine ‘ATA’YA SAYGI TIRMANIŞI’ adı altındaki etkinliğine katılarak bu güne özel bir anlam katmayı uygun gördüm. Bu kapsamda 24 kişilik bir tırmanış grubuyla, dağ yürüyüş kıyafetlerimizi giymiş şekilde buluştuk. Yaklaşık 7 saat sürecek dağ yürüyüşü ve yol için geçecek zamanı hesaba kattığımızda zaman kısıtlılığı anma törenlerinde resmi olarak bulunmamıza fırsat vermiyordu. Bu özel günde saygı ve minnettarlığımızı göstermek amacı ve istekliliği içerisinde biz de grup olarak Tavşanlı ilçemizdeki törenlere katılma kararı aldık. Tavşanlı’daki törenlere resmi kurum temsiliyeti ile değil, sade bir vatandaş olarak katılım sağlamayı amaçlamış ve törene gelenlerin yan tarafta pozisyon almış iken o anda beni tanıyan ve hürmet eden hemşehrilerimizin telkinleri ile birlikte, acaba arkada durduğumda da başka türlü eleştiri alır mıyım şeklinde düşünerek, spontane olarak önde ki protokolün yanına geçtim. Bu tören esnasında mevzuat açısından kesin bir tanımlaması olmasa da protokol usulü açısından kıyafetimin uygun olmadığının farkındaydım. Bu nedenle tören akabinde protokolden özür diledim ve açıklama yaptım. Gazilerimiz ise benimle fotoğraf çektirerek o güne ait ortak değerimizi vurgulamış oldular. Yapılan eleştirilerde, resmi olmayan kıyafet ile protokolde yer almış olmamı kabul ediyor ve özür diliyorum. Ancak bunun Atatürk’e saygısızlık olarak yapılan değerlendirmelere, daha ötesi yapılan siyasi yorumlara katılmam mümkün değildir. Aksine o gün sade bir vatandaş olarak saygımızı göstermek niyetiyle törene ekip olarak katıldık. Sonrasında meşakkatli bir tırmanış ile 2072 m. zirveye tırmanarak şanlı Türk bayrağımızı ve bu özel gün nedeniyle Atatürk posterini dalgalandırmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadık.

Kasıtlı ve önyargılı değerlendirme yapanları, istismar peşinde olanları bir kenara bırakarak, bir üniversiteyi temsil etmenin sorumluluğu ve bilinciyle ilimize, ülkemize, milletimize en yararlı olacak şekilde çalışmaya devam edeceğimizi, öğrencilerimize milli ve manevi değerlerimizle birlikte ülkemizin değerlerine sahip çıkmayı öğretmeye devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmaması gerekir. Üniversitemizi siyasi polemiklerlerle meşgul etme ve enerjisini başka yönlere çekme çabalarına da prim vermeyecek, hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygı ile duyururum.”