EVDE KALIN AMA HAREKETSİZ KALMAYIN

EVDE KALIN AMA HAREKETSİZ KALMAYIN


Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Dr. Aysun Özlü "10 Mayıs Sağlık için Hareket et günü " nedeniyle bir yazı kaleme aldı. Dr. Öelü'nün "Evde kal ama hareketsiz kalma" başlıklı yazısı şöyle ; 

Aslında insan doğasında var olan hareketlilik ilkesi ve güdümü, pandemi süreci yaşadığımız bu günlerde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de arka planda kalması kaçınılmaz oldu. İnsan yaşamı için gerekli olan hareket prensibi bile aksar iken, egzersiz yapıyor olmak zorlaşabilir. Egzersizin yararları ise saymakla bitmez;  kas kuvvetini, dayanıklılığını, esnekliğini artırma yanı sıra kardiyovasküler hastalık ve pıhtı riskini azaltma, kan yağ ve glikoz düzeylerini düşürme, psikolojik durumu ve uyku kalitesini düzeltme, kemik mineral yoğunluğunu arttırma ve osteoporoz olarak bilinen kemik erimesi hastalığından koruma, bazı kanser tiplerini (hareket etmemenin,  meme ve kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 21-25’ine, diyabetin yüzde 27’sine ve iskemik kalp hastalığının yüzde 30’una sebep olan ana unsur olduğu tahmin edilmektedir) ve uzun süreli ağrıyı azaltma, kiloyu azaltma ve kilo kontrolü gibi birçok olumlu etkileri vardır.

Dünya genelindeki ölüme neden olan risk faktörleri sıralamasında, kronik hastalıkların ortak risk faktörlerinden biri olan fiziksel hareketsizlik dördüncü sırada yer almaktadır. Bu açıdan bakıldığında egzersizin hayati önem taşımaktadır.

Dünya üzerinde etkili pandemi sebebiyle hareketsiz ve egzersizsiz yaşam ise, kas iskelet sistemi açısından birçok probleme sebep olmaktadır. Osteoartrit dediğimiz dizde, kalçada, omurgada hareketsizlikle tetiklenen ağrı ve daha önce olan ağrının alevlenmesi, bel ve boyun fıtıkları ve omurgaya yük binmesi, fibromiyalji olarak adlandırılan yaygın vücut ağrısının başlaması veya daha önceden var ise bu şikayetlerin artması, ankilozan spondilit ve romatoid artrit gibi romatizmal hastalıkların semptomlarının artması, osteoporoz (kemik erimesi) gelişmesi, düşme ve kırık riskini artma gibi problemler görülmektedir.

Erişkinler için başlangıçta haftada 3-5 gün, 30-45 dakikalık orta şiddette fiziksel aktivite teşvik edilmelidir. Yetişkinler için uzun dönem hedefi; tercihen haftanın her günü veya çoğu gününde, en az 30 dakika veya üzerinde, orta şiddette fiziksel aktivite olmalıdır (haftada 150 dakika). Çocukluk çağı dediğimiz 1-4 yaş arası çocuklar ise günde 180 dakika farklı yoğunlukta egzersiz yapmalıdırlar. Yaşı 5-18 arası bireyler ise günde 60 dakika orta-yüksek yoğunlukta egzersiz yapmalıdır. Egzersiz yoğunluğundan bahsedecek olursak, orta yoğunlukta olan egzersizde kişi konuşur ama şarkı söyleyemez. Yüksek yoğunlukta egzersiz tipleri ise; kişi ancak birkaç kelime koşabilir; tempolu koşma, yüzme, basketbol, futbol oynamak gibi.

 

Toplumun, yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmasını teşvik etmek amacıyla Sağlık Bakanlığımız tarafından Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı güncellenerek uygulanmaktadır.
 

Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel
aktivitenin yararları konusunda toplum bilincini oluşturmak, iyi uygulamalara dikkat çekmek,
sağlıklı davranışları ve yaşam tarzlarını teşvik etmek için 10 Mayıs günü “Sağlık İçin Hareket
Et Günü” olarak belirlenmiştir ve ülkemizde de her yıl bugünün önemine dikkat çeken
etkinlikler düzenlenmektedir. Düzenlenen etkinliklerde faydalanmak üzere Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Dairesi Başkanlığı web sayfasında yer alan ve masa başı çalışanları için egzersiz programları yayınlanmıştır.

Tüm dünya olarak pandemi ile savaş verdiğimiz bu 10 Mayıs’ta ise; siz siz olun “EVDE KALIN AMA HAREKETSİZ KALMAYIN!”

 

Dr. Öğr. Üyesi Aysun Özlü, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon